Burial

Marcello Mastroianni - La Dolce Vita (1960)



Gözlerinin sınırsız mehtabından yine bu gece yıldızlar yağıyor şiirime 
 ve kağıtların çöl kışındaki aklığı üzerine. 
Ve ellerim kıvılcımları oya gibi ince ince işliyor 
Aşk ateşinin gölgesine sığınan ve de herkes gibi aşk ateşidir beni de yakıp kavuran 
 Evet evet!.. 
Aşka düşen bilir vardır bunun bir başı sonu, 
ama göremez kimse bu yolun sonunu 
Boşunadır şimdiden sonunu düşünmek; 
ama ne olursa olsun yine de ne güzel şeydir sevmek 
 Dinle, 
Karanlığın esintisini duyuyor musun ? 
Bir yabancı gibi mutluluğa bakıyorum 
Ümitsizliğe alıştım 
 Şimdi bir şey geçiyor geceden 
Her an yıkabilir tavanın üstündeki bulutlar, 
ve yaslı kalabalıklar gibi gözyaşı dökmeyi bekliyorlar. 
 Bir an ve ondan sonra hiç. 
Gece titriyor pencerenin arkasında 
Yeryüzü duruyor dönmekten 
Bir belirsizlik peşimizi bırakmıyor 
Pencerenin arkasında. 
 Ellerini,yakan anılar gibi sevdalı ellerime koy. 
Ve dudaklarını , varlığın sıcak duygusu gibi 
Sevdalı dudaklarımın okşayışına bırak 
Rüzgar bizi alıp götürecek. 
 İzin ver tüm varlığım seninle kaybolsun 
Bulamasınlar benden bir iz
İnsanlar boşuna uğraşa dursun 
Bırak essin dudaklarını yakan ıslaklığı özlemin yanıp tutuşan hayalin 
ve bir hiçlikten başka nedir ki benim bedenim 
 İzin ver açık olan bu kapıdan sırtımızda günlerle çıkalım yola; 
dalalım uykuya rüyaların kanatlarında, 
ve işte o zaman başlayacak büyük özlemlerle sınırsız bir dünya. 
 O'dur hayattan tek isteğim:
 Sen,sen, sen olmak istiyorum sen !
 Sen! 
Bin kez de olsa yine de sen! 
 Sen ki içimdeki bir deniz. 
Ve bu denizde kopan fırtınayı sana anlatmaya yetmiyor kelimeler 
bense kaldım çaresiz. 
 Öyle içimdesin ki sen! 
Ve gitmek seninle sınırsız çöllere, 
ve vurmak başımı taştan taşa, 
ve bedenimi atmak dipsiz dalgalara 
Aşka düşen bilir vardır bunun bir başı sonu, 
ama göremez kimse bu yolun sonunu 
Boşunadır şimdiden sonunu düşünmek, 
ama ne olursa olsun yine de güzel şeydir sevmek.